Dördüncü Hadis

 

{الْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ الْمُسْلِمُونَ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ}

 

[(Gerçek) Müslüman, elinden ve dilinden başkalarının zarar görmediği kimsedir.]

[Buhârî, İmân 4]

 

Olgun Müslümanın Tanımı

 

'Müslümanlık' ve 'güven', bu hadisin anahtar kavramlarıdır. Hz. Peygamber'in bu sözüne göre İslam kimliğini özümseyenlerin en belirgin özellikleri, hiçbir şekilde başkalarına zarar vermemeleridir. 

Hz. Peygamber burada bir Müslüman kimliği tanımlaması yapmaktadır. Her kimliğin kendine özgü birtakım kabul ve sorumlulukları vardır. Söz konusu kimliği kabul edenler, otomatik olarak bu görev ve sorumlulukları da üstlenmiş, kimliğin gereklerini yerine getirme konusunda kendilerini bağlamış olurlar. Dolayısıyla Müslümanlığı kabul eden herkes, aslında, hayatı boyunca Yüce Yaratıcının, peygamberi vasıtasıyla insanlara bildirmiş olduğu ilke ve prensipler doğrultusunda yaşamayı kabul etmiş, bu ilkelere bağlı kalacağına söz vermiş olmaktadır. İslam kimliğinin gerçek manada özümsendiğinin göstergesi de kişinin eliyle ve diliyle başkalarına zarar vermemesidir. Bu son derece bir olgunluk göstergesidir.

Bu hadis kişilerin hem sözlerini ve hem de eylemlerini terbiye eden, kontrol altına alan bir etkinliğe sahiptir. Ayrıca inanç-eylem ilişkisini ve imanın eylemler üzerindeki olumlu etkisini en güzel bir şekilde ifade etmektedir.

Başkalarına zarar vermek iki şekilde olur: El ile veya dil ile. Dil, gönül yaralar, incitir; el, güçtür, yetkidir. Gücün veya yetkinin, yanlış kullanılması ise, zarardır, haksızlıktır.

Sonuç itibariyle şunu söylemek mümkündür: Bir kimse başkası hakkında bir söz sarf ederken veya maddi güç ve yetki kullanırken, Müslüman kimliğinin kendisine yüklediği sorumlulukları dikkate alması, ona göre hareket etmesi, Müslümanlığının gereğidir. Aksi halde Allah katında sorumludur. Bu dünyada olmasa bile ahirette sorguya çekileceği muhakkaktır.

***

 

30. 05. 2007

Doç. Dr. Cemal AĞIRMAN

cemalagirman@hotmail.com